Yazan: Fatih Tursun | 14 Eylül 2009 | Kategoriler: Yaşam
1844 ‘ten, Anayasa Mahkemesinin 1 Ekim 1971 tarihli “Her yükseköğretim kurumu bir devlet üniversitesinin bir parçası olmalı” hükümlü kararına kadar bine yakın mezun vermiş, daha az bilinen adıyla Rum Ortodoks Ruhban Okulu. Bünyesinde çok geniş latince kaynak içeren bir de kütüphane var.
Açılsın mı açılmasın mı diye yıllardır tartışılan okul, siyasi çevreleri ve kamuoyunu ikiye ayırmış durumda:
- “Açılmasın. Eğer ki açarsak yarın bir gün cemaatler, tarikatlar kalkarlar medreselerin açılmasını talep ederler, bir şey de diyemeyiz, ağlayanlar çoğalır.” diyenler, bir de olaya duygusal(!) yaklaşıp:
- “Açılsın. Ayıptır, Osmanlı zamanında bile (bile?) açıktı. Ne piskoposlar, ne patrikler yetişti o okulda, korkmayın bu kadar.” diyenler.
Burada benim aklımın takıldığı nokta ise açılsın diyen kesimde, imam hatiplerin önünü açacak katsayı düzenlemesini laiklik elden gidiyor! , Mustafa Kemal’in askerleriyiz! , Türkiye laiktir laik kalacak! gibi sloganlarla protesto eden kesimden insanların da olması. Tam burada düşünüyorum ister istemez:
Bu insanlar her şeyin farkında olan, hepimizden daha zeki bilinçli provokatörler mi yoksa ne dediğinin çok da önemi olmayan bilinçsiz koyunlar mı diye.
İşin içinden çıkamıyorum.
Ben tüm hücrelerimle destekliyorum bu yazıyı bilinçli mi bilinçsizmi işin içinden çıkan haber versin!